Ebubekir Sifil – Hadis Tarihi, Rivâyet, Cerh ve Tadil Üzerine Sorular

18
 

ilk beğenen sen ol

Ekleyen / 22 May 2020 tarihinde yayınlandı

Bismillah.

Kıymetli Kardeşlerimiz,

Ebubekir Sifil hoca 28 Mayıs’ta gerçekleştirmiş olduğu İslam ve Hayat Sohbeti’nde katılımcımızdan gelen bir soru cevaplandırmakta.

{{ Soru }}

Hocam Selamun Aleyküm. Çok eski olmasa da sizi ilgi ile takip ediyorum. Kur’an ve Sünnet ışığında çok faydalı yorumlar yapıyorsunuz.

Allah daim kılsın.

Bir husustaki düşüncenizi merak ediyorum. Hadislerin Peygamberimiz (sav) döneminden itibaren bir ara yasaklansa da yazıldığı söyleniyor. Bunların toplanmasının tam bilmiyorum ama 200 – 250 yıl sonra olmasına yapılan savunmalar:

* “Hayır ondan önceki yıllarda da yazılmıştır.” şeklinde oluyor.

{ Şimdi bir rivayet yazılmış ise hangi sebeple ravi zinciri ve diğer hadis ilim normlarına bakılmış.

{ Önceden de yazılı olması iyi bir güvenilirlik ise bu neden yapılmış.

{ Bir rivâyetin ravilerinin senedinin sağlam olması bir mü’min için yeterli midir?

{ Bu kadar hassas bir konu nasıl oluyor da birkaç kişinin Cerh ve Tadil kriterlerine bırakılıyor.

{ Günümüzde bile bir adam sevdiği biri için yüz şahit sevmediği biri için de çok rahat şahit bulabilir. Aynı şey tersi için de geçerli. Bir rivâyeti uydurma niyetinde olan bir oluşumun ravi zincirini ayarlaması zor birşey mi ki?

{ İslama zarar verme Efendimiz’e (sav) hakaret etme niyetli biri bunu pek tabi beceremez mi? Bu hususta İslam düşmanlarının “Biz bir konuda fikir belirtmeden önce fikrimizin önüne ‘Gale Rasulullah derdik’ dediklerini söyleyenler de var.

{ Kütübi Sitte sağlam olsa da sonradan İslam Düşmanlarının müdahalesine maruz kalmış olamaz mı?

{ Bir ikincisi Kütübi Sitte yazarları arasında neden ortak hadis sayısı bu kadar az?

{ Nasıl oluyor da birinin sahih dediğini diğeri kitabına almıyor. Hatta sahih isimli buhari de nasıl hem sağlam hem zayıf hadisler var. Müslim, Buhârî’nin talebesi bildiğim kadarıyla ama birinin sahih dediğini diğeri almıyor. Bilmem kaç yüzbin rivayetten eleme yapılmış. Bu da bir anlamda hadis inkârcılığı olmuyor mu?

{ Bir diğeri hadisler toplanırken çok titiz davranıldığı söyleniyor ve hatta ‘bir ata su vermeyenin bile rivayeti alınmamış’ deniyor.

{ Ebu Hureyre (ra) için de ortalıkta olumsuz rivayetler var. ‘Hz. Ömer’den (ra) dayak yediği, Hz. Aişe’den (ranha) azar işittigi’ de söyleniyor. Titiz davranılan bir hususta Hz. Ömer’den (ra) dayak yemiş olmak (hemde sağda solda çok rivâyet söylediği için) ata su vermemekten daha mi önemsiz. Bu hususta Kur’an’ın hâkemliği ile bu kitapların yeniden derlenmesi gerekmez mi.

Şimdiden teşekkür ederim.Selametle

İlginiz için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,
Sahn-ı Semân Medya.

» Daha fazla göster

Henüz Yorum Bulunmuyor